BAFA GÖLÜ AŞIKLARI
Ege ve Anadolu mitolojisinin sayfaları büyülü aşk efsaneleriyle doludur. Bu gizemli topraklarda Aphrodite’le Adonis’in, Apollon’la Daphne’nin, Eros’la Psyche’nin, Artemis’le Orion’un aşkları yaşanmıştır. Büyük tanrı Zeus’un aşk hikayeleri de mitolojide çok fazla yer tutar. Zeus’un Okeanos’un kızı Metis’le olan aşkından Athena, Demeter’le beraberliğinden Persephone, Leto’yla birlikteliğinden Apollon’la Artemis, ölümlü güzeller Alkemene’den Herakles, Semele’den Dionysos, Danae’den Perseus doğarlar. Truva kralının oğlu Ganymedes’le olan aşkından ise çocuğu tabii ki olamayacaktır.
Zeus’un kızı Artemis veya Diana veya Selene, Ay Tanrıçası’dır. Ay Tanrıçası Selene, Beşparmak Dağları’nın çevrelediği Bafa Gölü’ne en güzel ışıklarını gönderirmiş. 3.000 yıldan beri, ay ışığı altında Bafa Gölü gümüşten bir tepsi gibi durur. Neden derseniz ? Çünkü Selene, Bafa Gölü’nün kenarında yaşayan çoban Endymion’a aşıkmış.
Efsaneye göre gümüş arabasıyla göklerde dolaşan Artemis, bir dolunay gecesinde Bafa Gölü kenarında uyuyan yakışıklı çobanı görür. Hemen yeryüzüne inerek çobanı öper. İlahi öpücükle uyanan çoban şaşkınlık içindedir. Çünkü bir tanrıça kendisine ilan-ı aşk etmektedir. Ancak bu umutsuz bir aşktır. Çünkü tanrı Zeus’un kendisine uygulamadığı Olimpos yasalarına göre tanrıların ölümlülerle birlikte olmaları yasaktır. Efsanenin bir anlatımına göre Tanrılar Dağı’nın yasalarından korkan Artemis, Endymion’u Latmos veya Beşparmak Dağları’nda bir mağaraya saklar. Sonra da aşkına ebedi gençliği aşılar ve bundan sonra her gece de ziyaretine gelir. Bir diğer anlatıma göre de Artemis, aşkını korumak için babasına yalvarır. Kızının mutlu olmasını isteyen Zeus, Endymion’u tüllerle sararak ölümsüzlük uykusuna yatırır. Bundan sonrasında, ayın en parlak olduğu gecelerde Selene gelerek, aşkını kucaklayacak ve sonrasında da sevdiğini sonsuz uykusunda bırakarak göklerdeki yerine dönecektir. Selene’nin bu aşktan 50 çocuğu olduğu anlatılır.
Sayısız medeniyete ev sahipliği yapmış olan Anadolu topraklarının her köşesi ayrı bir gizemle yüklüdür. Selene, Endymion’un kulağına, ‘’ sana her gece kendi ışığımla geleceğim ‘’ diyor. Kimse aşıkları göremiyor ama, yakışıklı çobanın her gece Selene’yi beklemeye devam ettiğine inanılıyor. Kısacası çobanla tanrıçanın aşkı, evrenin sonsuzluğuyla bütünleşmiştir.
Bugün ay ışığında Bafa Gölü’ne ve Beşparmak Dağları’na bakıp, gönlünün damgasını ve dağların üzerinde sonsuz uykusuna yatmış Endymion’u görmemek için dünya gözünden, gönül gözünden yoksun olmak gerekir. Bu masal bir yurt öyküsüdür.
Sayfa 246 – 247 Hey Koca Yurt – Halikarnas Balıkçısı
Bafa Gölü çok uzağınızda değil, siz de gelin. Rüzgarın fısıltısında, ayın ışığında, Ağustos böceklerinin vızıltısında ve gölün yakamozlarında Selene’yle Endymion’u arayın.
KÜÇÜK MİTOLOJİ SÖZLÜĞÜ
SELENE – Ay tanrıçası.
İRİS – Gökyüzüyle yeryüzünü birbirine bağlayan gökkuşağı.
HELİOS – Güneş.
EOS – Sabah saatlerinde su kaplarına çiğ serpen şafak.
MOİRALAR – Kaderi belirlerler.
SİRENLER – Irmak tanrısı Akheloos’un kuş başlı kızları.
BAFA GÖLÜ
Söke’den Bodrum yolunu takip ederseniz, Didim sapağına gelmeden hemen önce sola dönüp Bafa Gölü Milli Parkı’na kadar gidebilirsiniz. Gölün kaybının onarılamaz doğa hasarlarına neden olacağı anlaşıldığından, bu bölgede bir süredir kurtarma kanalları açmak için çalışılıyor.
M.Ö. IV. yüzyıla kadar Ege Denizi’nin bir koyu olan Bafa Gölü, Büyük Menderes Nehri tarafından taşınan alüvyonlarla denizle olan ilişkisi kesilince lagün haline gelmiş. Büyük Menderes Nehri, Afyonkarahisar civarında yaklaşık 1.000 metre yüksekten doğar. Ege Bölgesi içinde 560 kilometre boyunca akan Büyük Menderes sonrasında, Ege Denizi’ne dökülür. Tarih boyunca, bilinçsiz ağaç kesiminin yol açtığı erozyonla suya karışan ve kıyı şeridine taşınan alüvyonların kıyıları doldurmasıyla birçok yerleşim bölgesi yaşanamaz hale gelmiştir. Sonrasında da hep birlikte güzel yurdumuzun pek değerini bilemediğimiz köşelerinden biri olan Bafa Gölü’nün yavaş yavaş ölmesini izledik. Bu kış aylarındaki bol yağmurlarla, son yılların aşırı sıcaklarında, buharlaşmayla kaybettiği sularını tamamlayan Bafa Gölü, kanal çalışmalarının bitmesiyle de yeniden Büyük Menderes nehrine bağlanacak ve kaybolmaktan kurtulacak.
Yaklaşık 60 kilometrekare büyüklüğünde olan Bafa Gölü’nün, çevresi 50 kilometre, en derin yeri 25 metredir. Eskiden denizle bağlantısı olan gölün suyu biraz tatlı biraz tuzlu ve yavandır. Balıklar, bir zamanlar denizden göle girip yumurtalarını bırakırlarmış. Eski günlerde çok bol olan yılanbalığı, levrek, kefal, yayın ve sazan gibi balıklar artık çok azalmış. Özellikle yılanbalığının bir an önce koruma altına alınması gerekiyor. Yılanbalığının hayatının evrelerini okursanız eminim her yıl azalan bu muhteşem canlıyı yemekten hemen vazgeçeceksiniz.
Türkiye, kuş çeşitliliği açısından gerçek bir cennettir. Alternatif turizm olarak bir an önce bu konuda sesimizi duyurmalıyız. Küresel ısınma yüzünden tehdit altında bile olsa, ülkemiz flora ve faunası yani bitki ve hayvan varlığı 450’den fazla endemik türe sahiptir.
Örneğin Bafa Gölü çevresinde 224 kuş türü tespit edilmiştir. Bu kuşlardan 68 tanesi kuluçka dönemini göl çevresinde geçiriyor. Dünyada 2.000 tane kadar kaldıkları söylenen tepeli pelikanların en önemli 3. kolonisi de Bafa Gölü’nde barınıyor. 10 çift cüce karabatak ve birkaç tane de deniz kartalı burada kuluçkaya yatıyor. 300.000 den fazla kuş, kış aylarında göl çevresinde yaşıyor. Bu kuşlardan flamingo, beyaz balıkçıl, sakarmeke, yeşilbaş ördek, saztavuğu, yalı çapkını ilk akla gelen cinslerdir. Gölün üzerindeki Menet Adası en çok kuş yuvasının görüldüğü yerdir. Bafa Gölü çevresi, kuş gözlemciliği için akla ilk gelen bölgelerden biridir. Zeytin ağacı ormanlarının yanı sıra Latmos veya Beşparmak dağlarında 13 farklı orkide türü tespit edilmiştir.
Söke – Bodrum ana yolundan Kapıkırı yönüne devam edince yaklaşık 5 kilometre sonra Eski Bucak bugünkü Gölyaka köyüne gelirsiniz. Yediler Manastırı, Latmos Dağları’nın en büyük manastırlarından biridir. Zeytin ağaçlarının süslediği patikadan yürüyerek yaklaşık 1 saat içinde Yediler Manastırı’na ulaşırsınız. Buradan Bafa Gölü’nün nefes kesen bir görüntüsü vardır. Manastırın tavanı fresklerle süslüdür.
Bafa Gölü’nde 14 farklı doğa yürüyüşü rotası olduğunu unutmayın. Kapıkırı köyünden sonra geceleri kamp yaparak birkaç günlük yürüyüş programları da yapabilirsiniz. Kapıkırı’ndan hareketle 5 saatlik yürüyüşle Kral Yolu’na kadar gidilebiliyor. Yürüyüşü gecelemeli yapmak isterseniz Arap Avlusu mevkiinde konaklayabilirsiniz. Beşparmak Dağları’nın en önemli manastırlarından biri olan Stylos Manastırı da Arap Avlusu mevkiine çok yakındır.
Kapıkırı köyünün bir bölümü, tarihi M.Ö. VII. yüzyıla kadar uzanan Herakliea antik kentinin kalıntıları üzerinde bulunuyor. Herakliea, bu dönemde önemli bir dini ve ticari merkezmiş. Bir liman kenti olan Herakliea’nın önemi de, şehrin liman özelliğini kaybetmesiyle bitmiş.
Ören yerinde , Lysimakhos döneminde inşa edilmiş ve bir bölümü ayakta kalmış olan, 6,5 kilometre uzunluğunda, 5,5 metre yüksekliğinde ve 65 gözetleme kuleli şehir surları, Endymion sunağı, agora ve Athena tapınağı vardır. Şehir nekropolünde de 2.500’den fazla lahit bulunuyor.
Bafa Gölü’nde tekne turu yapmak da çok keyiflidir. Gölde Kapıkırı veya Herakliea, İkiz, Menet, Burgaz ve Asar olmak üzere 5 ada bulunuyor. Bu adalardan 4 tanesinde manastır, 1 tanesinde de Bizans kilisesi kalıntıları görülüyor.
Gölün su sıcaklığı iyidir. Ancak yaz aylarında buharlaşmadan dolayı su seviyesi 1 metre kadar azaldığından bazı yerlerde yosunlaşma ve kirlilik görülür.
Kapıkırı köyünde göl manzaralı şirin bir pansiyonda konaklamak ve gecenin sessizliği içinde akşam yemeği yemek için veya Bafa Gölü’nde evimiz var demek için.
Selene’s Pansiyon – 0 252 543 52 21 selenehotel gmail.com Kubilay ve Tamer Karabulut