AYIN BİLGİSİ
Ayın Bilgisi Başlığı :
1
2010 Eylül - NEMRUT DAĞI
2
2010 Ağustos - COLOSSEUM
3
2010 Temmuz - SİMGELER TAPINAĞI AYASOFYA
4
2010 Haziran - LİMA
5
2010 Mayıs - ÖDEMİŞ’TEN BİRGİ’YE
6
2010 Nisan - AMASRA
7
2010 Mart - BİR BAŞKADIR TİTİCACA’DA KUTLAMALAR
8
2010 Şubat - YENİ YILDA SEVGİ ÜZERİNE ARKADAŞIMIZ ZİCO
9
2010 Ocak - TAJ MAHAL
10
2009 Aralık - MYRA ve SAINT NICOLAS
11
2009 Kasım - GÜVERCİNLERİN ARDINDAN
12
2009 Ekim - SİNOP ve KASTAMONU
13
2009 Eylül - DATÇA YARIMADASI ve MİLAS
14
2009 Ağustos - TİKAL
15
2009 Temmuz - YANARDAĞLAR PÜSKÜRÜRKEN GUATEMALA
16
2009 Haziran - SAPPHO’DAN BARBAROS HAYRETTİN’E
17
2009 Mayıs - OİNONE’DEN SARIKIZ’A KAZDAĞLARI
18
2009 Nisan - PRİAMOS’DAN BUGÜNE
19
2009 Mart - PERSEPOLİS
20
2009 Şubat - EFES
21
2009 Ocak - BAFA GÖLÜ AŞIKLARI
2009 Mayıs - OİNONE’DEN SARIKIZ’A KAZDAĞLARI



OİNONE’DEN SARIKIZ’A KAZDAĞLARI


 


Mitolojinin büyülü birçok sayfası kuzey Ege Bölgesi’nin Bayramiç, Ayvacık ve Küçükkuyu üçgeni içinde kalan Kazdağları’nda yaşanmıştır. Kazdağları’na, Çan, Bayramiç veya Ezine, Bayramiç üzerinden gidilebileceği gibi, Küçükkuyu’dan Adatepe’ye, Yeşilyurt’a, Edremit ve Zeytinli üzerinden Kazdağları Milli Parkı’na, Sutüven Şelalesi’ne, Hasanboğuldu Göleti’ne, Akçay’dan Güre’ye, Altınoluk’tan Şahinderesi Kanyonu’na kadar çok sayıda yol güzergahı da vardır. Küçükkuyu, Yeşilyurt, Ayvacık üzerinden Behramkale’ye kadar gidip, sahil yolundan Küçükkuyu’ya dönmek de çok keyifli bir başka seçenektir.


 


Kazdağları’nın güneye bakan eteklerinde Ege iklimi, kuzeye bakan tepelerinde Marmara iklimi yaşanır. Bölgede, doğanın uyandığı ilkbahar günlerinde ve renklerin olgunlaştığı sonbahar aylarında tabiatın cömertliğine doyulmaz. Kazdağları, karlı tepeleriyle kış aylarında, serin esintisiyle de yaz aylarında bir başka güzeldir.


 


Bölge dağlarına ismini veren kaz, Anadolu’ya yerleşen Türkmenler için hep kutsal kabul edilmiştir. Şamanizm’de akıl, namus ve saflık simgesi olan kazın yeri önemlidir. Şamanizm törenlerinde kullanılan davulların üzerinde kaz ve kartal motifleri bulunurdu. Türkmenler, Müslümanlığı kabul ettikten sonra bile kendileri için önemli olan her yere, giysilerine, kilimlerine, mezar taşlarına kazayağı işlemeye devam etmişler, kazayağının uğur ve bereket getirdiğine inanmışlardır. Örneğin kazın ayağında üç parmak vardır ve kötülüklerden korunmak için iğnelenen muskalar da üçgendir. Kısacası  Türkler, Orta Asya’dan Anadolu’ya  göç ederken dinlerini değiştirseler bile Şaman kültürünün izlerini saklamaya devam etmişlerdir. Kutsal olan her yere adak adanmaya hala devam edilir. Adak adamak isteyen Türkler için Sarıkız Türbesi’yle Zeus Atları veya Meryem Ana evi arasında fark yoktur.


 


Sarıkız Efsanesi, Kazdağları eteklerindeki Çamlıbel Köyü’nde yaşamış olan sarı saçlı dünyalar güzeli bir genç kızın hikayesidir. Sarıkız, gündüzleri dağlarda kazlarıyla tek başına dolaşırmış. Sarıkız, annesinin ölümünden sonra babasını hiç yalnız bırakmaz. Onun yalnız bırakmaya kıyamadığı babası ise, Hac yolculuğuna giderken kızının nasıl yaşayacağını düşünmemiştir bile. Babasının yokluğunda genç kızdan yüz bulamayan gençlerin aileleri, Hac yolculuğu dönüşünde yaşlı adamı, uydurdukları çirkin dedikodulara inandırmayı başarmışlar. Namus hikayelerinin ailelerini lekelemesinden korkan baba da kızını öldürmeye karar vermiş. Baba kız gün doğumunda birlikte dağa çıkmışlar. Susayan yaşlı adam kızından su istemiş. Kızının verdiği suyun tuzlu olduğunu görünce de tatlı su olup olmadığını sormuş. Sarıkız da yanıt olarak, gözlerini kapat babacığım, tatlı suyun hazır olacak demiş. Gözlerini yarı aralık tutan baba, kızının dağların tepelerini aşarak tatlı su getirdiğini görünce onun erdiğini anlamış ve kızından kendisini affetmesi için yalvarmış. Ancak Sarıkız, artık çok geç babacığım demiş. Dönüş yolunda yaşlı adam kederinden ölmüş. Sarıkız, babasını bugün Babatepe denilen mevkide toprağa verdikten sonra kazlarıyla birlikte Karataş doruğuna yerleşmiş.  Bundan sonra da çaresizlere yol göstermiş, hastalara şifa vermiş, dileyen herkese yardım etmiş. Sarıkız Ana’yı da kazlarıyla birlikte kucaklayan dağlara bundan sonra Kazdağları denilmiş. Her yıl Ağustos ayında burada Sarıkız Şenlikleri yapılmaya devam ediliyor. 15 – 22 Ağustos arasında bölgede yaşayan insanlar, dağlarda çadırlarda konaklıyor ve geçmişi günümüze taşımaya devam ediyorlar. Mitolojide Paris tarafından terk edilme acısına katlanamadığı için canına kıyan su perisi Oinone ile Sarıkız bu dağların benzer efsaneleridir. Yine mitolojide 1.774  metre yüksekliğindeki Karataş tepesinden de Zeus’un Truva Savaşı’nı seyrettiği anlatılır. 


 


Akçay’la Edremit arasında Zeytinli işaretlerini izlerseniz ikiye ayrılacak olan yollar sizi Beyobası Köyü üzerinden Sutüven Şelalesi’ne ve Kazdağı Milli Parkı’na götürür. Yaklaşık 21.450  hektar büyüklüğündeki Milli Park çok zengin bir bitki örtüsü ve hayvan varlığına sahiptir. Kazdağı Milli Parkı’nda kızılçam, karaçam, göknar, sapsız meşesi ve Macarmeşesi ormanları vardır. Meşe palamudu çok bereketlidir. Bu dağlarda 101 bitki ailesine ait 800 tür bitki ve  53 endemik bitki türü vardır. Endemik olmayan ama, yalnızca bu bölgede görülen 15 bitki türü de tespit edilmiştir. Ayrıca 200 kadar da saptanamamış tür vardır. Parkın zengin faunasında 71 farklı hayvan türü barınır.


 


Boyu 30 metreye ulaşabilen Kazdağı Göknarı, dar ve konik tepeli, piramit görünüşlü bir ağaçtır. Mısır koçanına benzeyen uzun kozalakları vardır. Göknar, deniz ikliminden,  kuzeyin serin yamaçlarından hoşlanır ve balçık topraklarda hızlı büyür. İlkçağ tarihçisi Plinius’a göre M.S. I. yüzyıldan itibaren, Kazdağları’nın kaliteli keresteleri gemi yapımında kullanılmıştır. Truva Atı’nın bu ağaçtan imal edildiği, Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’un fethinde gemilerini Haliç’in içine göknar kerestesinden yapılmış kızaklar üstünde kaydırdığı söylenir.


 


Sutüven Şelalesi, Sarıkız Yaylası’ndan doğan Kızılkeçeli Çayı üzerindedir. Sutüven, kelime anlamı olarak tüvleyen yani sıçrayan su demektir. Şelalenin biraz ilersinde de hüzünlü hikayesiyle Hasanboğuldu Göleti’ne varırsınız. Çamlıbel Köyü yakınlarındaki Tahtakuşlar Köyü Etnografya Müzesi ve 2 saat yürümeyi göze alırsanız İsmailoğlu Şelalesi de görülmeye değerdir. Ayrıca Güre kaplıcaları ve dünyanın oksijeni en bol ve saf bölgeleri arasında sayılan Şahinderesi Kanyonu, Adatepe ve Yeşilyurt köyleri unutulmamalıdır.


 


Zeytin ağaçları ve zeytinyağı fabrikaları da Kazdağları’nın güncel simgeleridir. Efsaneye göre zeytin ağacı insanlığa, Tanrıça Athena’nın hediyesidir. Ancak zeytin ağacının her din kitabında farklı bir yeri vardır. Nuh Peygamber’in suların çekilip çekilmediğini anlamak için gönderdiği güvercin ağzında zeytin adlıyla geri döner. İlk İsrail Kralı tahta çıktığında zeytinyağı sürülerek kutsanır. Firavun Tutankamon’un, savaştan dönen Roma İmparatorları’nın, arenadan galip çıkan gladyatörlerin başlarında hep zeytin dalı vardır. İlk spor hekimi Galenos, sakatlanan sporcuları zeytinyağıyla tedavi eder. Mısır’da piramitlerin inşasında taşların hareketini kolaylaştırmak için zeytinyağı kullanılmıştır. Zeytin ağacı, karda kışta yapraklarını kaybetmez, kayalıklarda bile tutunur, çok su istemez. Yaşlı ağaçların yumrularından çıkan yeni uçlar gövdeyi tazelerler. Zeytin ağacının meyveleri, mevsime göre yeşilden sarıya, mordan siyaha müthiş renkler sergilerler.


 


Türkiye, dünyanın en önemli beş zeytin ve zeytinyağı üreticisinden biri olmasına ve Türk Mutfağı’nda zeytinyağlı gibi bir yemek sınıfı olmasına  karşın, hayrettir ki hala ayçiçeği yağı mutfaklarımızda zeytinyağından daha çok kullanılmaktadır.


 


Güzel Türkiye’miz, olağanüstü zenginlikte bir tarih ve eşsiz güzellikte bir coğrafyanın üzerinde bulunuyor. Ancak bu muhteşem toprakların ne yazık ki değerini bilemiyoruz. Allinoi’yi anlamsız, Zeugma’yı plansız barajlara kurban etmekte sakınca görmüyoruz. Fırtına Deresi’ni, Hasankeyf’i, Kazdağları’nı çok kolayca gözden çıkarabiliyoruz. Oysa Kazdağları, anıt ağaçlarıyla, endemik bitki ve otlarıyla, bin yaşındaki zeytin ağacı ormanlarıyla, altın sarısı zeytinyağıyla, zengin faunasıyla, tarihi, mitolojisi, efsane ve destanlarıyla kaybedersek gelecekte çocuklarımıza hesabını veremeyeceğimiz kadar büyük değere, öneme ve zenginliğe sahiptir.


Adınız Soyadınız :
Email Adresiniz :
 





000047970
Web Dizayn Acm Ajans
Email Ana Sayfam Yap Email