SAPPHO’DAN BARBAROS HAYRETTİN’E
Ayvalık’ın yeni limanından hareketle yaklaşık 2 saatlik bir sürede Midilli’ye varırsınız. Ayvalık’tan Ege Denizi’ne açıldıkça dünya güzeli kıyılarımızın nasıl bir yapılaşma girdabı içine düşmüş olduğunu bir kere daha içiniz sızlayarak gözlemleyeceksiniz. Ben, gelecek kuşakların, yüksek katlı apartman tutkumuzu bağışlayacaklarından pek emin değilim.
Ayvalık – Midilli tekne için 0 266 312 27 40
Midilli Adası’nın en önemli yerleşim merkezi Mitilini’dir. Adada, küçük limanın etrafına sıralanmış apartmanlar gözünüzü rahatsız etmez. Binaların arasında XIX. yüzyıl sonuna, XX. yüzyıl başına tarihlenen de vardır. Deniz kenarı olsun, arka sokaklar olsun pırıl pırıldır. Körfezin içinde balık tutma yasağı uygulandığından besili iri balıklar turizm ofisi çalışanı gibi kıyılara yakın dolaşırlar. Gerek Midilli’de, gerek Simi’de ve gerekse çok sayıda Yunan Adası’nda sahile çok yakın yerlerde insanlardan neredeyse kaçmayan balıkları gördükçe, ister istemez İstanbul Boğazı’nda, Galata Köprüsü’nde, Amasra’da, Kuşadası’nda oltalara takılmadan sahilde dolaşmanın güçlüğünü düşündüm. Bazen, minicik istavritleri, birkaç santimetrelik mezgitleri bile tutmaya bu kadar şartlanmışken gelecek kuşaklara acaba balık bırakacak mıyız diye de endişelenirim.
Yüzölçümü 1.631 kilometrekare olan Midilli, Yunan Adaları arasında büyüklük olarak Girit ve Rodos’tan sonra üçüncü sırada gelir. Adada çok sayıda plaj bölgesi vardır. Kış aylarında nüfusu 100.000 kişi civarında olan adanın plajlar çevresine yoğunlaşmış otellerinde sezonun son günlerinde bile zor yer bulunur. Kanımca Midilli’nin en büyük şansı da Mikis Theodorakis gibi evrensel bir müzik insanının bir süre adanın Belediye Başkanlığı’nı yapmış olmasıdır.
Yunan Adaları’nın genelinde olduğu gibi Midilli’de de çok güzel yemekler yenir. Kaldirimi ve Hermes meyhaneleri herkes tarafından ilk olarak telaffuz edilirse de gerek Mitilini’de gerekse adanın her yerinde mutfak lezzetleri mükemmeldir. Tavada küçük balık, musakka, ahtapot ızgara, kalamar, şiş kebap, peynirli çoban salata, börek, dolma bizim mutfağa çok benzer spesiyalitelerdir. Adada, araba kiralamadan dolaşmak pek mümkün değildir. Arabayla dolaşmak her koyda, her kasabada farklı keşifler yapmanızı sağlar. Adanın kuzeyindeki Petra şehrinin dağ tarafındaki Petri şehrinden yolunuz geçerse, gurmelerin ezberini bozun. To Petri restoranında yemek yemeyi ihmal etmeyin. Tel. 22530 41239
Midilli’de arabayla izlenecek çok sayıda güzergah vardır. Mitilini’den hareketle Geras Körfezi’nin yanından geçerek adanın güneyine inebilirsiniz. Osmanlı döneminde Karasinan olarak anılmış olan, bugünkü Plagia’dan sonra Plomari’ye gidebilirsiniz. Büyük Türk denizcisi Barbaros Hayrettin’in 1473 yılında Plomari’de doğduğunu biliyor muydunuz? Plomari’de deniz kenarındaki restoranlardan birinde meze tabaklarının yanında bol buzlu bir Ouzo muhteşem gider. Ouzo, Yunanlılar’ın az alkollü anasonlu içkisidir. Plomari’deki Barbayani adlı Ouzo fabrikası bir aile işletmesidir ve artık ailenin dördüncü kuşağı fabrikayı yönetiyor. Kasabada da burunlara, sıcakla buharlaşan hoş bir alkol kokusu geliyor.
Plomari’den sonra sahilden devam ederseniz yaklaşık 8 kilometre uzunluğundaki Vatera kumsalına ulaşırsınız. Oradan da Vrisa ve Polihnitos kasabalarından geçerek Kalonis Bay’a kadar gidebilirsiniz. Kalonis Bay, Midilli’nin içine bir boynuz gibi giren çok ilginç bir körfezdir. Açık denizin dalgaları Georgios Burnu’ndan içeri ulaşamadığı için de burada sular hep sakindir.
Polihnitos’dan sonra virajları göze alırsanız Kalonis Bay kıyısından Kaloni’ye çıkabilir ve buradan Skala Kalonis’e ( Kalonis Plajı ) inerek, denizin keyfini çıkarabilirsiniz. Eğer virajlı yolları tercih etmezseniz aynı yoldan geri dönüp Plomari ve Dipi’den geçerek geniş yoldan Kaloni’ye ulaşıp buradan Petra ve Molivos’a veya Efthalou’ya kadar gidebilirsiniz.
Adanın hemen her yeri zeytin ağaçlarıyla kaplıdır. 13.000.000 tane olduğu bilinen zeytin ağaçlarından yılda 50.000.000 ton zeytinyağı elde ediliyor.
Efthalou ve Molivos, Midilli’nin en gözde köşeleridir. Turizm sezonu çok uzun olmamasına karşın oteller hep doludur ve fiyatlar hiç düşmez. Akşamları sezonun son günlerinde bile sokaklar, restoranlar, barlar doludur. Efthalou civarındaki kaplıcalar ve Skala Skamineas plajları da unutulmamalıdır.
Molivos’tan sonra Skala Skamineas ve oradan sonra da 35 kilometre daha yol yaparak adanın kuzeyini dolaşıp Mitilini’ye inebilirsiniz. Ancak daha ilginç olan rota Molivos’dan Kaloni’ye dönüp toplam 55 kilometrelik virajlı bir yolu göze alıp Fossilized Forest veya Fosilleşmiş Orman’a kadar gitmektir. Burada 300 yıl önce yaşanmış depremle gün ışığına çıkmış olan taşlaşmış veya fosilleşmiş ağaç kalıntıları çok ilginçtir.
Fosilleşmiş Orman’dan sonra yaklaşık 20 kilometrelik bir yoldan geçerek önce Eresos’a ve oradan da Skala Eresou’ya gidebilirsiniz. Muhteşem bir deniz ve sahil şeridine sahip olan Skala Eresou’da herkes çift olarak dolaşıyor. Çiftler ise yalnızca kadınlar. Çünkü Sappho’nun doğduğu kasabaya hoş geldiniz.
M.Ö. VII. yüzyılda yaşamış olan lirik şair Sappho, Lesvos veya Lesbos veya Midilli Adası’nın simgesidir. Sappho, şiirlerinde kadınları anlatmış, aşklarını kadınlardan seçmiş ve renkli bir yaşam sürmüştür. Yaratıcılıklarını ifade edebilmek için bir araya gelen bir grup genç kadının da lideriymiş. Evli ve 1 çocuk sahibi olmasına karşın yetiştirdiği genç kızlarla ilişkiye girmekten çekinmemiş. Neticede de Lesbos Adası, seçimini hemcinslerinden yana kullanan kadınların tapınağına dönüşmüş. Lezbiyen kelimesinin de Lesbos’dan türediği bilinir. Sappho’nun şiirlerinin yok edilmiş olması, onun izinden gelen kadınların Skala Eresou’da el ele dolaşmalarına, soğuk ama tertemiz denizde kucak kucağa yüzmelerine engel olmuyor.
Midilli’de kadınlar, Mikonos’ta erkekler kendi aralarında çılgın tatiller geçiriyor. Balayı turizmi için Santorini Adası, din turizmi için Patmos Adası ve Halkidikya Yarımadası’nda yer kalmıyor. Girit, Rodos, Simi, Kos, Sakız, Samos, Korfu adalarını duymayan bilmeyen yok. Yunanlılar bu işi tam anlamıyla başarmışlardır. Ne diyelim darısı başımıza.